Çocuğumuzun sürekli hareket hâlinde olduğunu, yerinde uzun süre duramadığını ya da dikkatini toplamakta zorlandığını fark ediyor olabiliriz. Bazen çok küçük bir uyaran bile onun ilgisini hemen dağıtıyor olabilir. Kimi zaman dokunulmaktan rahatsız olduğunu, bazen de fiziksel temasa yoğun şekilde ihtiyaç duyduğunu gözlemlemiş olabiliriz. Tüm bu davranışlar ilk etapta “yaramazlık” ya da “dikkatsizlik” gibi görünebilir ama aslında çocuğumuzun iç dünyasında olup bitenleri anlamaya çalışmak daha sağlıklı olabilir. Bu noktada, eğer çocuğumuz DEHB (Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu) tanısı aldıysa ya da böyle bir şüphe varsa, tedavi sürecinde “duyu bütünleme” yaklaşımının yeri düşünülebilir.
Duyu bütünleme, çocuğumuzun çevresinden gelen duyusal bilgileri (dokunma, görme, işitme, hareket gibi) nasıl algıladığı ve işlediğiyle ilgilidir. Duyu bütünleme sorunları, özellikle DEHB gibi dikkat ve hareketle ilgili zorluklarda kendini gösterebilir. Örneğin, çocuğumuzun dikkatini toparlamakta zorlanmasının altında duyu sisteminin fazla ya da yetersiz çalışması yatıyor olabilir.
DEHB tanısı olan bazı çocuklarda, seslere karşı aşırı hassasiyet, dokunulduğunda irkilme ya da sürekli hareket etme ihtiyacı gibi belirtiler görülebilir. Bu durumda çocuğumuzun sadece “dikkatini vermiyor” ya da “inat ediyor” şeklinde yorumlanması onun yaşadığı zorluğu görünmez kılabilir. Oysa bazen çocuğumuzun bedeni, çevreden gelen uyarılarla başa çıkmakta zorlanıyor olabilir.
İşte tam da bu noktada duyu bütünleme terapileri anlamlı bir destek olabilir. Ergoterapist (iş-uğraşı terapisti) eşliğinde uygulanan bu çalışmalar, çocuğumuzun sinir sisteminin gelen duyusal bilgileri daha sağlıklı bir şekilde işlemesini amaçlar. Bu terapiler oyun temellidir; özel tasarlanmış denge aktiviteleri, dokunsal malzemeler, salıncaklar ve motor beceri oyunları ile çocuğumuzun duyu sistemleri desteklenir. Terapötik ortamda kendini daha iyi düzenleyebilen çocukların, günlük hayatta da dikkat, dürtü kontrolü ve davranışsal tepkilerinde ilerleme gözlenebilir.
Tabii ki duyu bütünleme, DEHB tedavisinde tek başına yeterli olmayabilir. Ama çocuğumuzun bireysel ihtiyaçlarına uygun olarak planlanan bir müdahale planı içinde yer alması oldukça destekleyici olabilir. Özellikle klasik tedavilere ek olarak duyu hassasiyetleri belirgin olan çocuklar için bu yaklaşım önemli bir fark yaratabilir.
Sonuç olarak, çocuğumuzun davranışları her zaman dışarıdan göründüğü kadar basit olmayabilir. Onun bedenine, duygularına ve dünyayı algılayış biçimine kulak verdiğimizde; her davranışın bir nedeni, her hareketin bir anlamı olduğunu fark edebiliriz.
Gökçen Güven Muayenehanesi Ekibi